Erdoğan’ın dostları!

Bugün gündemin ilk maddesinde Bahçeli vardı. 28 Ocak tarihinden bu yana ameliyat ve nekahet derken gözlerden uzaktaydı. Hatta yaşayıp yaşamadığı bile polemik konusu olmuştu.
Nihayet bugün Alparslan Türkeş’in ölümünün yıldönümünde ortaya çıktı. Kabri başında görüntülendi.
O dakikalarda dikkatimi iki şey çekti.
* Bahçeli, evet sağdı ama pek sağlıklı görünmüyordu. Zor yürüdü. Bakışları dalgın ve uzaklardaydı. Yani bir süre daha aktif görev yapabilecek gibi değildi.
* Bahçeli’nin iki küsur ay sonra kameraların karşısına çıkışına sadece bir avuç MHP yöneticisi tanıklık ve eşlik etti. Cumhur Ittifakı’nın AKP kanadından, gördüğümüz kadarıyla, kimse törene gelmemişti.

Erdoğan’ın bu süreçte Bahçeli’yi hiç ziyaret etmemesi.. Hatta, bekleneceğinin aksine sağlık durumu hakkında bilginin sadece MHP’den gelmesi.. Erdoğan ve Saray’ın sessizliği, “yaşamıyor” diyenlerin elini güçlendirirken, “ittifakta çatırtı mı var” sorusunu da güncelledi.
Zira Bahçeli’nin Öcalan hamlesinden Erdoğan’ın son anda haberdar olduğu Ankara’da herkesin bildiği sırdı.
Erdoğan’ın böyle bir durumda nasıl tepki vereceği de!

Kulislere göre sorun, en iyimser tahminle derin dondurucuda. Eğer bundan sonraki süreç Bahçeli’nin “OLABİLDİĞİ KADAR UZUN” dinlenmesiyle devam edecekse yaza doğru sonucu görebiliriz. Sürecin mimarı Bahçeli ortaya pek çıkmaz.. PKK Saray’ın dayattığı sürede kongre toplayıp karar alamaz. Ve Mayıs sonunda “oyun bitti” açıklamasını duyarız.

Bu gelişmeler Erdoğan ile Bahçeli’nin düşmanlıktan dönüşen dostluğuna halel getirir mi, kim bilir.
Ama Bahçeli’nin ameliyat öncesi ve sonrası kimi açıklamalarına bakılırsa, ilişkileri soğumaya başlamış evlilikler gibi. Ortadaki tek soru, boşanma dilekçesini önce kimin vereceği!!!
Erdoğan’ın eski metin yazarı.. Saray’ın havasını en iyi koklayıp analiz eden Aydın Ünal’ın bugünkü yazısı da tam bir “YALNIZ KURT GÜZELLEMESİ”:

“Hani ‘okumuyorsunuz’, ‘cahilsiniz’ filan diyorlar ya, halt etmişler. Atı alan Üsküdar’ı çoktan geçti. Hani ‘boykot’ diyorlar ya; sermaye dönüştü, para el değiştirdi. Bir gün değil bin gün, on bin gün tüketmeseniz, artık çarşı-pazar, dükkanlar, mağazalar, kafeler yokluğunuzu hissetmez.

-Artık ne TÜSİAD’ın darbe kotaracak gücü var, ne İngiltere’nin, Fransa’nın, ABD’nin, İsrail’in ‘imdada’ koşacak mecali var.

-Farzımuhal iktidara gelseniz dahi 100 yıllık sabırla yoğrulmuş mücadeleyi geriye götüremeyeceksiniz.

– Birileri, Cumhuriyetin ilk döneminde dedelerinin, babalarının elde ettiği imtiyazın mirasıyla on yıllar ve nesiller boyunca sülalecek milli iradenin ve memleket kaynaklarının üzerine çöktü.

-Derinden gelen dip dalga ise hanedanlığı sarstı, çökme noktasına getirdi ve bunu sadece kendi emeğiyle, alın teriyle yaptı.

-Anadolu; eğitimde, bilimde, siyasette, idarede, akademide, entelektüel alanda, sanatta, alın teriyle hak ettiğini aldı, sermaye konusunda İstanbul’un tahtını sallayacak noktaya ulaştı, mirasyedilerin çok ama çok önüne geçti.”

Aydın Ünal içeriye de dışarıya da vermiş veriştirmiş. Başta (Bahçeli’ye çok çok yakın Ali Koç’un) Koç grubu, büyük sermayeye.. Kültür ve sanat çevrelerine.. Yetmemiş 7 düvele meydan okumuş.

Sorumluluğunuz yoksa meydan okumak kolay tabii.

Peki Erdoğan bu izlenimi vermeye çalışırken ne durumdadır acaba?

Mesela kardeşim dediği Aliyev’in İsrail’in “kankası” olmasına ne diyordur? Bir başka kardeşi Katar Emiri’nin katıldığı tatbikat hakkında ne düşünüyor, ne planlıyordur?

Hangi tatbikat mı?

Yunanistan’ın Andravida Adası’nda 11 Nisan’a kadar sürecek.. Çok sayıda ülkenin katıldığı tatbikat.

Liste bir hayli uzun: Ev sahibi sayılan Yunanistan’ın yanı sıra, İsrail, Katar, Kıbrıs Rum Kesimi, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, ABD, Fransa, Hindistan, İtalya, Polonya, Slovenya ve İspanya..

Söylemeye gerek yok herhalde. Listede Türkiye yer almıyor.

Tatbikatta, katılımcı ülkelerin envanterindeki modern savaş uçakları ve erken uyarı sistemleri tanıtılırken Bayraktar projeleri “unutulmuş” anlaşılan!!

Ne yazık ki bu haber medyamızda rağbet görmedi. Özellikle Saray medyasında elbette..

Google’a girip tatbikatla ilgili başlığı yazın, tabloyu göreceksiniz.. bu arada mesela karşınıza Haber7 sitesi çıkabilir. Dikkat, hüsrana uğrayabilirsiniz! Başlıkta yazan yerine bambaşka bir haber çıkıyor çünkü..

Erdoğan içerde de dışarda da eski / yeni / yepyeni düşmanlarla kuşatılmış gibi.

Bunun panzehirinin Trump – Erdoğan buluşması olduğunu düşünüyorlar. Ancak bir türlü randevu alamadıkları gibi, buluştuklarında Erdoğan’ın başına neler gelebileceğini de kestiremiyorlar.

Nitekim Erdoğan bugün bu konudaki soruya “ABD ziyareti ile ilgili bir tarih belirlemedik” yanıtını verdi.

Trump efendi otursun oturduğu yerde.. Bu ülkenin insanları “dostunun kim olduğunu” keşfetti: KENDİSİ.

Benim kuşağımdan Z kuşağına miras sloganla “hep beraber olunca kurtuluşun mümkün olduğunu” gördü.

Evet kurtuluş mümkün.

Önce Mahir Polat’ı ve Anayasa’ya aykırı biçimde hapse atılan gençleri..

Elbette Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarını kurtaracağız.

Bunları sağlayınca sıra memlekete gelecek.

Related Posts